Kurban Bayramı Özellikleri Tarihçesi Ve İbadet

Hz. İbrahim’in çocuğu olmuyordu ve bir çocuğu olduğu takdirde onu edeceğine dair Allaha bir söz verdi ve Allah ona bir oğul verdi çocuk büyüdüğünde Allaha verdiği sözü rüyasında gördü ve onu etmek istedi. İbrahim peygamber bu sınavı başarı ile geçmiştir ve Allah ona melekler aracılığıyla koç göndermiştir. İbrahim peygamber bunun üzerine oğlu yerine koç kesmiştir ve bu olay üzerine tüm İbrahim’i dinlerde Zilhicce ayının 10. günü aynı şekilde kesilerek kutlanan olmuştur.

; Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram. Zilhicce ayın onuncu, onbirinci ve onikinci günlerine ‘ Eyyâm-ı nahr ‘ (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayın dokuzuncu gününe Arefe denir. Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke’de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.

Kurban Bayramında Bayram Namazı kılınır ve Bayram hutbesi okunur. Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın son ikindi namazı dahil her farz namazdan sonra teşrik tekbirleri okunur:

Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd

Kurban’ın ıstılahı anlamı

Istılahta, yani bir İslam dini terimi olarak Kurban, Allah’a yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, kurban edilen, hayvan demektir. Kur’an’da geçen İbrahim peygamber ve oğlu İsmail ile ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramı, çok daha genel bir adanmışlığı, Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını, Allah’a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir. Kur’an ‘da Hac Suresinde geçen şu ayet, kurbanın islam inancındaki yerini özetler:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc 22/36;37)

Kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an’daki deliller

  • Sâffât Suresi’nde (37/107); İbrahim’in oğlu İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir.
  • … kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. (Hacc 22/28)
  • Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.
  • Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir. (Hacc 22/36;37)

Bu ayetlerde bahsedilen kurban kesimi, et ihtiyacı temini için kesmek değil, bir tür adanış göstergesi, bir dinî ibadet olarak hayvanların kurban edilmesidir.

Sünnette kurbana dair deliller

Peygamber (Muhammed) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine’de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini sahabeden Enes rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).

Kurbanı Kimler Keser?

“Hür, mukim (yolcu değil), Müslüman ve dinî ölçüye göre zengin sayılan (nisaba mâlik olan) kişiler” kurban kesmekle mükelleftirler.
Kurbandaki dinî zenginliğin ölçüsü aynen fitir sadakasındaki ölçü gibidir. Kurbandaki dinî zenginlik ölçüsüne göre bir ticaret malinin veya kazanılmış paranın üzerinden -zekâtta olduğu gibi- bir yıl geçmesi şart değildir, artıcı nitelik taşıması da aranmaz. Bu sebeple daha evvel fakir iken, Kurban Bayram’ı günlerinden aniden kazanç sağlayarak zengin olan kişiye kurban vacip olur. Daha evvel zengin olup da kurban günlerinde aniden yoksul düsen kişiye ise vacip olmaz.

Koyun ve keçi (bir yasini bitirmiş olmalı veya yedi-sekiz aylık olduğu hâlde, bir yasini bitirmiş gibi semiz olmalı), sığır (iki yasini bitirmiş olmalı), manda (iki yasini bitirmiş olmalı), deve (beş yasini bitirmiş olmalı).

Bir koyun veya bir keçi yalnız bir kişi adına kurban olabilir. Bir deve veya sığır ise bir ila yedi kişi arasında olabilir. Ancak bu takdirde iştirak edenlerden her biri Müslüman olmalı, her biri hayvanin yedide birine malik olmalı ve Allah rızası için kurban kesecek bir niyet taşımalıdır.

Kurbanlık hayvanin iki veya bir gözünün kör olması, dişlerinin çoğunun düşmüş olması, kulaklarının kesilmiş olması, boynuzlarının birinin veya her ikisinin kökünden kirilmiş olması, kulak ve kuyruğunun yarısından fazlasının kopmuş olması, yaratılıştan kulakları veya kuyruğunun bulunmaması, kemikleri içinde iliği kalmamış derecede zayie olması, kesileceği yere yürüyemeyecek kadar topal veya hasta olması gibi kusurlar böyle bir hayvandan kurban olmayacağını gösterir, yani böylesine kusur taşıyan hayvanlardan katiyken kurban olmaz.

Hayvanin şaşı olması, topal olması (fakat yürüyebilmesi), boynuzlu veya boynuzsuz olması (doğuştan böyle olması), boynuzunun biraz kirik olması, kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olması, kulaklarının uçlarından kesilip sarkık durumda olması, dişlerinin bazısının düşmüş olması, burma olması gibi hususlar ise kurbana engel teşkil etmez.

Sponsorlu Bağlantılar

Hz. İbrahim’in çocuğu olmuyordu ve bir çocuğu olduğu takdirde onu edeceğine dair Allaha bir söz verdi ve Allah ona bir oğul verdi çocuk büyüdüğünde Allaha verdiği sözü rüyasında gördü ve onu etmek istedi. İbrahim peygamber bu sınavı başarı ile geçmiştir ve Allah ona melekler aracılığıyla koç göndermiştir. İbrahim peygamber bunun üzerine oğlu yerine koç kesmiştir ve bu olay üzerine tüm İbrahim’i dinlerde Zilhicce ayının 10. günü aynı şekilde kesilerek kutlanan olmuştur.

; Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram. Zilhicce ayın onuncu, onbirinci ve onikinci günlerine ‘ Eyyâm-ı nahr ‘ (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayın dokuzuncu gününe Arefe denir. Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke’de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.

Kurban Bayramında Bayram Namazı kılınır ve Bayram hutbesi okunur. Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın son ikindi namazı dahil her farz namazdan sonra teşrik tekbirleri okunur:

Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd

Kurban’ın ıstılahı anlamı

Istılahta, yani bir İslam dini terimi olarak Kurban, Allah’a yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, kurban edilen, hayvan demektir. Kur’an’da geçen İbrahim peygamber ve oğlu İsmail ile ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramı, çok daha genel bir adanmışlığı, Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını, Allah’a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir. Kur’an ‘da Hac Suresinde geçen şu ayet, kurbanın islam inancındaki yerini özetler:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc 22/36;37)

Kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an’daki deliller

  • Sâffât Suresi’nde (37/107); İbrahim’in oğlu İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir.
  • … kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. (Hacc 22/28)
  • Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.
  • Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir. (Hacc 22/36;37)

Bu ayetlerde bahsedilen kurban kesimi, et ihtiyacı temini için kesmek değil, bir tür adanış göstergesi, bir dinî ibadet olarak hayvanların kurban edilmesidir.

Sünnette kurbana dair deliller

Peygamber (Muhammed) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine’de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini sahabeden Enes rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).

Kurbanı Kimler Keser?

“Hür, mukim (yolcu değil), Müslüman ve dinî ölçüye göre zengin sayılan (nisaba mâlik olan) kişiler” kurban kesmekle mükelleftirler.
Kurbandaki dinî zenginliğin ölçüsü aynen fitir sadakasındaki ölçü gibidir. Kurbandaki dinî zenginlik ölçüsüne göre bir ticaret malinin veya kazanılmış paranın üzerinden -zekâtta olduğu gibi- bir yıl geçmesi şart değildir, artıcı nitelik taşıması da aranmaz. Bu sebeple daha evvel fakir iken, Kurban Bayram’ı günlerinden aniden kazanç sağlayarak zengin olan kişiye kurban vacip olur. Daha evvel zengin olup da kurban günlerinde aniden yoksul düsen kişiye ise vacip olmaz.

Koyun ve keçi (bir yasini bitirmiş olmalı veya yedi-sekiz aylık olduğu hâlde, bir yasini bitirmiş gibi semiz olmalı), sığır (iki yasini bitirmiş olmalı), manda (iki yasini bitirmiş olmalı), deve (beş yasini bitirmiş olmalı).

Bir koyun veya bir keçi yalnız bir kişi adına kurban olabilir. Bir deve veya sığır ise bir ila yedi kişi arasında olabilir. Ancak bu takdirde iştirak edenlerden her biri Müslüman olmalı, her biri hayvanin yedide birine malik olmalı ve Allah rızası için kurban kesecek bir niyet taşımalıdır.

Kurbanlık hayvanin iki veya bir gözünün kör olması, dişlerinin çoğunun düşmüş olması, kulaklarının kesilmiş olması, boynuzlarının birinin veya her ikisinin kökünden kirilmiş olması, kulak ve kuyruğunun yarısından fazlasının kopmuş olması, yaratılıştan kulakları veya kuyruğunun bulunmaması, kemikleri içinde iliği kalmamış derecede zayie olması, kesileceği yere yürüyemeyecek kadar topal veya hasta olması gibi kusurlar böyle bir hayvandan kurban olmayacağını gösterir, yani böylesine kusur taşıyan hayvanlardan katiyken kurban olmaz.

Hayvanin şaşı olması, topal olması (fakat yürüyebilmesi), boynuzlu veya boynuzsuz olması (doğuştan böyle olması), boynuzunun biraz kirik olması, kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olması, kulaklarının uçlarından kesilip sarkık durumda olması, dişlerinin bazısının düşmüş olması, burma olması gibi hususlar ise kurbana engel teşkil etmez.



Sponsorlu Bağlantılar

"Kurban Bayramı Özellikleri Tarihçesi Ve İbadet" Başlıklı Yazımızı Paylaşın:

+ Facebook'ta Paylaş + Tweet'le Google+ Paylaş WhatsApp'ta Paylaş

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,