Elazığ’da Gezilecek Yerler

’da gidilmesi gereken yerler, ’a gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerler, Elazığda gezilip görülesi yerler nerelerdir? , Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan şehir MÖ 10.000 yılına kadar giden bir tarihe sahiptir. Coğrafi konumu itibariyle tarihin hemen her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan bölgede pek çok tarihi eser bulunmaktadır. karasal iklime sahiptir ancak bölgede pek çok baraj bulunduğundan iklim yapısı değişim göstermektedir. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken ’a Karayolu, Havayolu ve Demiryolu ile ulaşmanız mümkün…

Devamını Oku →

Sponsorlu Bağlantılar

’da Gezilmesi Gereken Yerler

Elazığ’daki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Elazığ’da ilk müze 30 Nisan 1965 tarihinde, Harput Bucağı’nda bulunan Alacalı Mescit’te “Harput Müzesi” olarak kurulmuştur. Sonraki yıllarda bu yapı, toplanan eserler için küçük geldiğinden, İstasyon Caddesi’ndeki Elazığ Belediyesi’ne ait bir binaya taşınmıştır. Daha sonra Keban ve Karakaya Baraj projeleri çerçevesinde yapılan yüzey araştırmaları ve kazılarda bulanan eserlerin teşhiri söz konusu olunca, bina yetersiz kalmıştır. 1971-1972 yıllarında Elazığ Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi Kampüsü (şimdiki Fırat Üniversitesi Kampüsü)’nde 12.700 m² lik bir alan müze binası için tahsis edilmiş ve müze deposu ile idari binaların yapılmasından sonra, 28 Temmuz 1982 yılında müze ziyarete açılmıştır.

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, “Arkeolojik Eserler ve Sikke Salonu, Halı Kilim ve Etnografya Salonu” olmak üzere iki salondan ve çeşitli eserlerin saklandığı depo bölümlerinden oluşmaktadır.

Arkeolojik Eserler ve Sikke Salonu’nda Keban ve Karakaya Baraj Projeleri nedeniyle yapılan Tülin Tepe, Tepecik Örenyeri, Değirmen Tepe, Haraba Höyüğü, Norşun Tepe, Aşvan, Sakyol (Pulur), Ağın Kalaycık Höyüğü, Ağın Kalecik Höyüğü, Pağnik Örenyeri, Han İbrahim Şah, Şemsiye Tepe, Yeniköy kazıları ile, Karataş Kayaaltı Sığınağı, Küllünün İni, Aktaş ve Yıkılgan yüzey araştırmalarında bulunmuş; Paleolitik, Neolotik, Kalkolitik, Tunç (Protto Hurri-Hitit), Demir, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda ve çeşitli eserler sergilenmektedir.

Halı-Kilim ve Etnografik Eser Salonu’nda ise, bölgeye ait özgün el ürünü halı ve kilimler ile yöreye ait kültürü tanıtıcı nitelikteki etnografik malzemeler sergilenmektedir.

Müze içi bu sergilerin dışında, dışta müze girişinde Tunceli’den toplanmış koç ve at şeklindeki mezar taşları ile çeşitli dönemlere ait kimi taş eserler sergilenmektedir.

Harput Müzesi: Elazığ Müzesi Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren ve Harput Bucağı’nda eski belediye hizmet binasının karşısında yer alan müze, Elazığ Müzesi’nin çekirdeği olarak kurulduğu 1965 yılında bu yana hizmetine devam etmiş olup, yöresel el sanatları ve etnografik malzeme barındırmaktadır. Ayrıca, Harput’ta bulunan çeşitli yapılara ait kimi kitabeler de, müzede koruma altına alınmıştır.

Elazığ’daki Örenyerleri

Harput: İlk izlerini Harput İç (Süt) Kale’de bulduğumuz ve Urartu Döneminden günümüze kesintisiz iskân gören Harput, tarih içinde çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Her dönemde önemli bir uç kalesi olarak kullanılan Harput, Çubukoğullarına ve Harput Artuklularına başkentlik yaptıktan sonra, 1910′lu yıllardan sonra terkedilmiş ve bugünkü bucak durumuna gelmiştir.

Harput’ta günümüze ulaşmış çok sayıda, çeşitli dönemlere ait yapı bulunmakta olup bunlardan en önemlileri Meryem Ana Kilisesi, İç (Süt) Kale, Ulu Cami, Esediye Camii, Alacalı Mescid, Fatih Ahmet Baba Mescid ve Türbesi, Mansur Baba Türbesi, Ahi Musa Mescid ve Türbesi, Arap Baba Mescid ve Türbesi, Sara Hatun Camii, Meydan Camii, Kurşunlu Cami, Ağa Camii, Ahmet Bey Camii, Kale Hamamı, Hoca Hamamı ve Cemşit Bey Hamamı’dır.

Palu: Harput ile birlikte Urartu Döneminden bu yana kesintisiz iskân görmüş olan Palu çeşitli egemenlikler altında kaldıktan sonra bugün ilçe olarak iskâna devam etmektedir.

Palu Kalesi’nde bulunan ve Urartu Kralı Menua’ya ait çivi yazılı yazıt dışında, Osmanlı Dönemi yapılarından Alacalı Mescid, Cemşid Bey Mescid ve Türbesi, Merkez Camii, Ulu Cami, Küçük Cami ve Anonim Hamam ile Ortaçağ Kilisesi ve Artuklu yapısı olan Eski Palu Köprüsü günümüze ulaşan önemli yapılardandır.

Pertek: Çeşitli dönemlerde iskân görmüş olan Eski Pertek günümüzde Keban Baraj Gölü altında kalmış olup geride sadece ada görünümündeki Pertek Kalesi ile baraj alanında yeni Pertek ilçesine (Tunceli İline bağlı) taşınmış Çelebi Ali ve Baysungur camileri kalmıştır.

Baraj gölü altında kalan kilise, saray, mescid, türbe, hamam, imaret, kantariye gibi yapılar, Pertek’in çeşitli dönemlerde olduğu kadar, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde özel önem kazandığını göstermektedir.

Elazığ’daki Kaleler

Harput Kalesi (Süt Kalesi): Tarihi Harput şehrinin güneydoğusunda, Elazığ ovasına egemen bir konumda bulunan kalenin Urartular döneminde inşa edildiği bilinmektedir. Kalenin Roma, Bizans ve Arapların eline geçtiği tarihi belgelerde mevcuttur.Kale hakkında çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında harcın hazırlanması sırasında su yerine süt kullanıldığı, bu nedenle Harput Kalesi’nin bir adının da Süt Kalesi olduğu söylenmektedir.

Elazığ’daki Camiler ve Kiliseler

Ulu Cami : Harput’ta Artuklu hükümdarı Fahrettin Karaslan tarafından M. 1156-1157 yılında yaptırılan cami, Anadolu’daki en eski ve en önemli yapılardan birisidir.

Kurşunlu Cami : Harput’ta Osmanlı devri camilerinin en güzel örneğidir.

Sara Hatun Cami : Akkoyunlu hükümdarı Bahadır Han’ın annesi Sara Hatun tarafından 15′inci yüzyılda yaptırılmıştır. Minberi taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Bir külliye halinde inşa edilmesine rağmen bugün yalnızca cami kısmı mevcuttur.

Meryem Ana Kilisesi : Harput Kalesi’nin sol tarafında yer alır. İnşa tarihi M.S. 179′dur. Bu kilise Kızıl Kilise, Süryani Kilisesi ve Yakubi Kilisesi adlarıyla da anılmaktadır.

Elazığ’daki Hamamlar

Hoca Hasan Hamamı: Zamanımıza kadar ulaşabilmiş klasik Osmanlı tipi hamamlarından biridir. Soyunma, Ilıklık ve Yıkanma yerlerinden meydana gelmiştir. İki giriş kapısı bulunur. Batı kapısının sade olmasına rağmen doğu kapısının kubbeli oluşu dikkat çekicidir. Soyunma yeri kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Günümüzde tamamen yıkılmış olan ılıklıktan, yıkanma yerine geçilir. Yıkanma yeri dört eyvanlı, ortası büyük kubbeli ve köşeler de birer kubbeli halvetlerden meydana gelmiştir.

Cimşit Bey Hamamı: Sarahatun Camii bitişiğindeki klasik tipte bir Osmanlı yapısıdır. Soyunma yeri kare planlı üzeri kubbe ile örtülü olup, iki kapısı mevcuttur. Yıkanma yeri Sarahatun Camiine dayanır. Dört eyvanlı köşelerde birer kubbeli halvetler bulunmaktadır. Bu yapı Yavuz Sultan Selim’in Sipahi Beylerinden Cimşit Bey tarafından 16. Asrın ilk yarısında yaptırılmıştır. Günümüzde restore edilerek kullanılır hale getirilmiş ve hizmete açılmıştır.

Elazığ’daki  Mağaralar

Buzluk Mağarası: Elazığ, Harput BeldesiBuzluk Mağarası, tarihi Harput beldesinin kuzeydoğusunda Elazığ’a 12 km. uzaklıkta olup, Keban Baraj gölünün seyir tepesi konumundadır. Buzluk Mağarası, jeomorfolojik yapısı nedeniyle gerçekleşen klimatolojik şartlar ve hava sirkülasyonu özelliğinden dolayı yaz ayları içinde doğal olarak tabakalar, sarkıtlar ve dikitler halinde buz oluşturmakta, kış aylarında ise tam tersine buz teşekkül etmemekte ve sıcak hava oluşturmaktadır. Mağarada oluşan buzun bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı hususu yöre halkı tarafından belirtilmektedir. Bölgede meydana gelen büyük bir çöküntü ile çevresinde bulunan kayaların üst üste yığılmasıyla oluştuğu sanılan mağaranın bulunduğu yer ağaçlandırılmaya elverişli olup, mesire olarak da değerlendirilebilir durumdadır. Buzluk Mağarasının tarihinin, kuruluş tarihi Urartulara kadar uzanan Harput’un tarihinden daha eski olduğu bilinmektedir.

Elazığ’daki Kaplıcalar

Karakoçan Kolan Kaplıcası: Karakoçan İlçesine 18 km. uzaklıkta bulunan Kolan Kaplıcası Peri Çayının güney kıyısındadır. Saniyede 5 litre kaynayan suyun sıcaklığı 60 o C dir. İçmece ve su banyosu şeklinde kullanılmaktadır. Kaplıca suyu özellikle mide, bağırsak, karaciğer, safrakesesi, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları ve romatizmal hastalıklara olumlu etki yapmaktadır.

Harput Dabakhane Suyu: Üç kurnası mevcut olup kurnalar birbirleriyle ilişkilidir. Kurnalar içerisindeki sular sürekli yenilenmektedir. Sıcaklığı 5o C olan su renksiz, kokusuz, berrak, içme suyu kriterine uygun olup, iletkenliği 410 mg. ve PH 7.9 dur. İçerisinde sodyum, potasyum, karbonat, sülfat, klorür, iyodür, amonyak, nitrat ve nitrit bulunur. Dabakhane suyunun, mide, bağırsak, karaciğer, hastalıkları ile ruhi depresyonlara iyi geldiği bilinmektedir.

Elazığ’daki  Göller

Hazar Gölü: Elazığ’a 22 km. uzaklıkta, Elazığ – Diyarbakır karayolu güzergahında olup, Hazar Baba ve Astar Dağları arasına sıkışmış tektonik bir göldür. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin kendine has plajları olan su sporları ve balık avcılığı yapılan ve Avrupa Çevre Eğitim Vakfı tarafından iki plajına Mavi Bayrak verilen en önemli gölüdür. Göl, günün her saatinde değişik görünüm kazanarak mavinin ve yeşilin her tonunu gösterir.Çevresinde 25′e yakın kamu kurum ve kuruluşlarına ait eğitim ve dinlenme tesislerinin yanı sıra Turizm Bakanlığı’ndan belgeli otel, motel lokanta ve günübirlik piknik alanı, ayrıca özel kuruluşlar tarafından işletilen balık evleri bulunmaktadır.

Yaz ayları boyunca nüfus yoğunluğunun arttığı göl civarında , 1990 yılında yapılan araştırma neticesinde; içerisinde batık bir kentin olduğu keşfedilmiş, bu da göle ayrı bir gizem kazandırmıştır. Hazar Gölü’nün Kilise Adası civarından başlayan batık kentin Sivrice ilçesine kadar uzandığı tespit edilmiş olup, bilimsel araştırmalarla tarihinin ve orada oluş nedeninin ortaya çıkarılmasını bekleyen, ulaşım sorunu olmayan göl, yerli ve yabancı turizme her yönüyle hizmet veren ve kıyı turizmi açısından önemli bir doğal varlıktır.

Keban Baraj Gölü: Türkiye’nin en büyük yapay gölüdür. Keban Baraj Gölü’nde su avcılığı ve balık üretimi yapılmaktadır. Keban Baraj gölü kıyısında halkın dinlenebileceği çok sayıda piknik alanları ve balık evleri bulunmaktadır. Keban Baraj Gölü’nün oluşması sırasında meydana gelen ve Çırçır Şelalesi olarak bilinen şelale, çevresini doğal park ve mesire yeri durumuna getirmiştir.

Cip Baraj Gölü: İlimizin 10 km. batısında bulunan Cip Barajı, Murat Nehri ile birleşen Cip Çayı üzerinde ve Cip Köyünün güneyinde yer almaktadır. Barajın yapımıyla oluşan göl sularıyla 800 hektar alan sulanmaktadır. Göl çevresi ise mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Elazığ’daki  Sportif Aktiviteler

Kamp – Karavan: İlin Sivrice ilçesi , Güney Köyü, Hacıbey mevkiinde faaliyette bulunan Turizm Bakanlığından İşletme Belgeli Tur-Pol Turistik Tesisleri bünyesinde 300 araç , 200 çadır, 50 karavan kapasiteli, yine Gezin Belediyesine ait Plajköy Gazino ve Dinlenme Tesisleri bünyesinde 20 araç kapasiteli ve çok sayıda çadır kurmaya elverişli kamp yeri ile Elazığ Belediyesine ait Kampta 200 araç, 100 çadır kapasiteli kamp yerinin yanı sıra Hazar Gölü kıyısında halka açık yörelerde , Keban Baraj Gölü kıyılarında ve Cip Barajı mesire yerinde kamp yapma imkanı mevcuttur. Özellikle Hazar Gölü kıyısında bulunan kamp yerlerinde yılın Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Çadır kurarak dinlenenlerin sayısı oldukça artmakta ve burada tatil yapanlara çeşitli hizmetler sunulmaktadır.

Av Turizmi:  İlde Avcılık Kulübü tarafından av mevsiminde av partileri düzenlenmekte olup, genellikle Keklik, Tavşan, Bıldırcın ve Tilki gibi çeşitli türden hayvanlar avlanmaktadır. Fırat Nehri ve Keban Barajının yapılması ile oluşan baraj gölünde yaklaşık 20’den fazla balık türünün bulunduğu bilinmekte olup, Bu balık çeşitleri arasında en fazla beğenilen ve avlanan Aynalı Sazan balığıdır.

Olta Balıkçılığı: Etrafı doğal ve yapay göllerle çevrili olan Elazığ’da özellikle Keban ve Karakaya Baraj gölleri kıyılarında sportif amaçlı olta balıkçılığı büyük ölçüde yapılmaktadır.



Sponsorlu Bağlantılar

"Elazığ’da Gezilecek Yerler" Başlıklı Yazımızı Paylaşın:

+ Facebook'ta Paylaş + Tweet'le Google+ Paylaş WhatsApp'ta Paylaş

Etiketler:, , ,