3:37 pm - Cuma Ekim 24, 2014

Büyük İskender Kimdir

Büyük İskender Kimdir

dünyanın yarısını sadece 13 yılda fetheden efsane bir imparatordur. Dünyanın en büyük komutanları arasında gösterilen dünyanın hemen hemen bilinen her yerini fetih etmiş tüm orduları yenmiş tek komutan olan Doğu efsanelerinde yaşayan Makedon kralı adı gibi Büyük “İskender”, dünyanın en büyük askeri dehaları arasına girmeyi başardı; hem de sadece 20 yaşında bir çocukken bunu başardı.
Devamını Oku →

Sponsorlu Bağlantılar


M.Ö. 336 ile 323 yılları arasındaki 13 yıllık hükümdarlık süresini destanlarla dolduran 33 yaşındayken işte bugün öldü.

Peki 13 yıl gibi kısa bir sürede 23 yüzyıl boyunca dillerden düşmeyen bu efsaneyi nasıl yarattı?

Makedonya kralı II. Filip’in oğlu olan İskender, Türk tarih kitaplarında Büyük İskender, İskender Rumi, İskender Yunani ve Makedonyalı İskender olarak da biliniyor.

Adını tarihe yazdıran büyük komutan İskender’in en büyük başarısı Pers İmparatorluğu’nu yıkarak, Makedonya’dan Hindistan’a kadar uzanan büyük

“OĞUL, MAKEDONYA SENİN İÇİN ÇOK KÜÇÜK”

Tarihin gelmiş geçmiş en ünlü atı sayılan Busefalus, satılmak üzere Kral Filip’e getirildiğinde, en usta biniciler bile hayvanı yatıştırmak için boşuna uğraştılar.

Genç prens İskender, bunun üzerine hayvanı yularından tutarak güneşe çevirerek gölgesinden ürkmesini önleyerek sakinleştirdi ve azgın ata egemen oldu.

Kral Filip bunu görünce “Oğul” diye seslendi; “Sen kendine layık bir krallık kurmaya bak, çünkü Makedonya senin için pek ufak.”
Kralın sözleri adeta bir kehanet niteliğindeydi, çünkü azgın ata hakim olmayı beceren genç prens, aradan yirmi yıl bile geçmeden, İran’ı da fethedecek ve Doğu’da çok büyük bir imparatorluk kuracaktı.

“YENİLMEK BİLMEYEN KOMUTAN”IN MÜJDELERLE GELEN DOĞUMU

Kral Filip, M.Ö. 356’da, parlak bir askeri başarı kazandığı sırada, üç ayrı haberciden, üç ayrı haber almıştı.
Ünlü kumandanlarından Parmeinon, savaşta İlliryalıları altetmişti; atlarından biri Olimpiyat Oyunları’nda zafer kazanmıştı ve karısı Olempia, oğlu İskender’i dünyaya getirmişti. Kahinler krala, yeni doğan oğlunun savaşlarda yenilmek nedir bilmeyen bir komutan olacağını söylediler.

HOCASI ÜNLÜ FİLOZOF “ARİSTO”YDU

Genç İskenderin öğretmenleri arasında ünlü düşünür Aristo da vardı.

Aristo’dan aldığı eğitimin, İskender’in kişiliğinin oluşmasında büyük etkisi oldu.

Genç prens, savaş sanatını iyice öğrenmişti. İlyada’nın bir kopyasını başucundan hiç eksik etmezdi.

16 YAŞINDAYKEN İLK SAVAŞINI KAZANDI

Savaş alanlarında ilk başarılarını kazandığında henüz 16 yaşında bir delikanlıydı İskender. Babası seferdeyken ayaklanan Medyalıların üstüne yürümüş, şehirlerini yerle bir etmişti.

M.Ö. 338 yılında Eski Yunan’ın en kuvvetli iki devleti olan Atina ve onun müttefiki Thebes’e karşı kazanılan Keronea Savaşı’nda da

Makedonya ordusuna İskender komuta ediyordu.

13 YILLIK EFSANE 23 YÜZYIL BOYUNCA DİLLENDİ

Kral Filip, suikaste kurban gidip öldüğünde İskender henüz yirmi yaşına bile basmamıştı. Babasının yerine tahta geçti ve imparatorluğu

Tahta geçtiği zaman henüz yirmi yaşında bile olmayan İskender, öldüğü zaman da daha otuz üç yaşındaydı. Fakat aradaki on üç yıl boyunca öylesine parlak ve büyük fetihler gerçekleştirdi ki, ihtişamı yirmi üç yüzyıl boyunca dilden dile dolaştı.

İskender’in babası Filip, yetenekli bir yönetici ve usta bir askerdi; fakat sarayında dönen entrikalara engel olamamıştı.

Eşi Olimpia’yı saraydan uzaklaştırmış, Kleopatra adında Makedonyalı bir kızla evlenmişti.

Düğün sırasında, gelinin amcası Attalos içkiyi fazla kaçırıp sarhoş olunca, soyluları, tahta ‘meşru bir veliaht’ kazandırmaları için tanrılara dua etmeye çağırdı.

İskender, bunun üzerine annesine hakaret eden adamın suratına öfkeyle şarap kadehini attı, kendisini kaybeden Filip de oğluna hançer çekti. Tam o sırada sendeleyip düşen Filip İskender’e hiçbir şey yapamadı.

“BABASINI ÖLDÜRDÜ” İDDİASI

Babasının öldürülmesinde İskender’in parmağı olduğunu ileri süren tarihçi ve yazarlar da vardır; fakat bu suçlamayı doğrulayacak sağlam ipuçları yoktur. Annesinin komploya karışmış olması daha akla yakın gelmektedir.

ÜVEY KARDEŞİ TANRILARA KURBAN EDİLDİ

İskender’in annesi Olimpia’nın, Kleopatra’ya, intihar etmesi için emir verdiği bilinmektedir. Kleopatra’nın dünyaya getirdiği çocuk da tanrılara kurban edilmiştir.

TAHTA ÇIKAR ÇIKMAZ ZAFERLERİ BAŞLADI

Tahta çıktığında, Trakya’da, Thebes’te, İlirya’da ve Teselya’da kargaşa vardı. İskender, duruma hemen el koydu. Teselyalıların üzerine yürüdü ve kansız bir zafer kazandı.
Yalnız Teselya’yı almakla kalmadı aynı zamnda diğer Yunan devletlerinin de arasını buldu. Bunun üzerine Korent’te toplanan kongre, babası zamanında tasarlanan Asya’nın fethini gerçekleştirmek için Yunan ordularının baş kumandanlığına İskender’i getirdi.

“İSKENDER OLMASAYDIM DIOGENES OLMAK İSTERDİM”

İskender, Korent’te bulunduğu sırada ünlü düşünür Diogenes’le tarihe geçen konuşmasını yaptı.
Genç kral, düşünüre kendisinden bir şey istemesini söyleyince, Diogenes, “Gölge etme başka ihsan istemem” karşılığını verdi.
İskender’in bunun üzerine dostlarına, “İskender olmasaydım Diogenes olmak isterdim” dediği rivayet edilir.

TUNA’YI DAHİCE BİR TAKTİKLE GEÇTİ

İskender’in, Pers İmparatorluğu üzerine sefere çıkmasından önce başkaldıran Trakyalılara bir ders vermesi gerekiyordu. Trakyalılar, Şipka diye bilinen geçitte savunmaya geçmişlerdi. Makedonyalılar’ın ise buradan geçmeleri gerekiyordu. Trakyalılar, savaş arabalarını istilacıların üzerine yuvarlamak için doruklarda toplanmışlardı. Fakat İskender’in kullandığı taktik, bu tehlikeyi kolayca ortadan kaldırdı.

Piyadelerine safları iyice açarak ilerlemeleri emrini verdi. Böylece arabalar yuvarlanarak bu boşluktan geçip gitti. Taktik başarılı oldu ve geçit ele geçirildi. Böylece, o zamanlar İster diye anılan Tuna’ya kadar ilerledi ve kuzey kıyısını aştı.

KÖRDÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ VE ASYA’YA HAKİM OLDU

İskender, 30.000 piyade ve 5.000 süvariden oluşan ordusuyla M.Ö. 334’te Helespon’u (bugunkü adıyla Çanakkale Boğazı) aştı. Granikos nehrinde büyük bir Pers ordusuyla karşılaştılar.

İskender, savaş arabasının içinde, miğferinin iki yanındaki beyaz tüyler nedeniyle kolayca tanınıyordu. Bu yüzden ani bir saldırıya uğradı.

Ama arkadaşı Kleitus, komutanının imdadına koştu ve kılıcını ustaca kullanarak İskender’in hayatını kurtardı. Daha sonra İskender Kleitos’u kılıçla vurarak öldürecekti.

Yolu üzerinde geçtiği bütün şehirler ve kaleler düşüyordu. Frigya topraklarından geçerken, Gordiyon’da (bugünkü Sakarya nehri civarlarında olduğu sanılan Frigya kenti) ünlü kördüğümü kılıcıyla keserek çözdü. Eski bir inanca göre, bu düğümü çözen, Asya’ya egemen olacaktı.

ÖLÜMDEN BÖYLE DÖNDÜ

İskender, mola verdikleri bir sırada serinlemek için Sindus ırmağına girdi fakat üşüterek ateşlendi. Hayatından umudun kesildiği bir sırada, Akarnania’lı Filip adında biri ortaya çıktı ve kralı iyi edecek ilacı hazırlayabileceğini söyledi. İlaç hazırlanırken çıkagelen bir haberci, Darius’un, İskender’i zehirlemek için Filip’i gonderdiğini söyledi.

Kral mektubu okuduğu sırada şifacı Filip de yanına girdi. İskender, uzatılan kupayı alırken mektubu da Filip’e uzatarak “Oku!” dedi ve kupanın içindeki ilacı bir dikişte içti. İskender, gösterdiği güvenin karşılığında kısa sürede iyileşip ayağa kalktı

BÜYÜK LAKABINI KİMDEN ALDI?

Kendisine “Büyük” lakabı takan Pers kralı Darius, kendisini dünyanın en büyük hakimi sayıyordu. Bütün batı Asya ve Mısır onun egemenliği altındaydı. Darius’un ordusu İskender’inkinden beş kat daha güçlüydü. Ne var ki sayıca üstün olmanın, ustalık ve disiplin karşısında pek anlamı olmadığı çabuk anlaşıldı.

İki ordu bugünkü İskenderun yakınlarındaki İssos yaylasında karşı karşıya geldiler. İskender’in ordusu kesin bir zafer kazandı. Darius ise ailesini bile savaş alanında bırakarak kaçtı.

TUTSAĞA “KRAL” GİBİ DAVRANACAĞIM

İskender, o zamanlar pek az tanınan Hindistan’ı fethetmeyi düşlemeye başladı. Ele geçirdiği topraklardan topladığı askerlerle gelişmiş bir ordu kuran İskender, İndus nehrini aştı. Porus adlı Raca’nın ordusuyla savaştı ve sonunda düşmanını esir aldı.
Tutsağa nasıl davranılacağı sorulduğunda İskender, “Kral gibi” karşılığını verdi. Porus’a topraklarını geri vererek, devleti Makedonya’nın egemenliğine aldı.

BELKİ DE TÜM DÜNYAYA EGEMEN OLACAKTI

İskender’in, Hindistan’da daha fazla ilerlemesini engelleyen şey, Makedonyalı savaşçılarının artık kılıç sallamaktan yorulmaları ve ana vatanlarına geri dömek istemeleri oldu.

Büyük İskender, M.Ö. 323’te, büyük bir şölenden sonra hastalandı ve birkaç gün içinde de Babil sarayında 33 yaşındayken öldü.
İskender’in, dünyanın en büyük askeri dehaları arasında sayılmasının yanı sıra, Yunan medeniyetinin yayılmasında ve Helenistik uygarlığın yükselmesinde de büyük payı vardır.


"Büyük İskender Kimdir" Başlıklı Yazımızı Paylaşın:

+ Facebook'ta Paylaş + Tweet'le Google+ Paylaş
Etiketler: , , , , , ,

Popüler Aramalar; makedonyalı iskender kimdir, büyük iskender kimdir, makedonya kralı büyük iskender, büyük iskender kimdir kısaca, büyük İskenderin hayati kisaca, büyük iskenderin savaştığı pers kumandanı kimdir

Yorum Yazın

Sitede Ara