Antalya’da Gezilecek Yerler

Antalya’da gidilesi yerler, Antalya’ya gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerler, Antalyada gezilip görülesi yerler nerelerdir? Antalya, Türkiye’de turizmin başkenti olarak anılan önemli bir şehirdir. Dünya genelinde de önemli bir konuma sahip olan turizm cenneti Antalya Akdeniz Bölgesi’nde yer alır. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bu şehir yazın sıcak ve kurak geçtiği gibi kışları ise ılık fakat yağışlıdır. Uçsuz bucaksız sahillere sahip olan bu şehir gerek plajları gerekse doğal güzellikleri ile olsun mutlaka gidilip görülmesi gereken yerlerdendir. Şehrin tarihi çok eski çağlara kadar gitmektedir ve bir çok tarihi mekana sahiptir.

Devamını Oku →

Sponsorlu Bağlantılar

Antalya’da Gezilmesi Gereken Yerler

Antalya Kaleiçi

Surlardan günümüze şehrin içindeki birkaç burç ile Hadrian Kapısı ve yanındaki kuleler, limana bakan büyük kule ve liman surlarının bazı parçaları kalabilmiştir İki surdan biri yat limanını, diğeri şehri at nalı gibi kuşatır Kale Kapısı Meydanı’nda ayakta kalan kulelerden birisi saat kulesi olarak kullanılmaktadır Surların kente girişi sağlayan dört kapısı vardır Kaleiçi bugün Antalya’nın “Tarihi Çekirdek Kenti” olan ve “Kaleiçi” adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş iki surla çevrilidir İç sur, yarım daire şeklinde yat limanını kuşatır Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları, barları, çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiştir Liman ise yat limanı olarak düzenlenmiştir Keleiçi restorasyon çalışmalarından dolayı Turizm Bakanlığı’nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın Elma (Turizm Oskarı) ödülü verilmiştir

Düden Şelalesi

Antalya’ya yaklaşık 7 km, Varsak Belediyesi’ne 1 km mesafede cennetten akan bir doğa harikasıdır Düden Şelalesi Antalya’nın en güzel şelalelerinden biridir Dünyanın dört bir yanından Düden Şelalesi’ni görmek için turistler akın akın Antalya’ya gelmektedir Şelalede bir de mağara vardır Bu mağara, şelaleyi daha güzel yapmaktadır Düden Şelalesi, bu mağaradan 10 km sonra başka bir güzelliği daha Lara’dan Akdeniz’e dökülerek bir kez daha insanlara güzelliğini göstermektedir

Hadrianus Kapısı

Zamanımıza kadar yanlarındaki iki kule ile sağlam kalan tek kapı Üçkapılar veya diğer adı ile Hadrianus Kapısı olup, Pamphylia’nın en güzel kapısıdır M S 130 yılında imparator Hadrianus’un Antalya’ya gelişi onuruna yapılan kapı, sütunları hariç, tamamen beyaz mermerden yapılmıştır Oyma ve kabartmaları olağanüstüdür

Eski Antalya Evleri

Yazların çok sıcak ve kışların ılık geçtiği Antalya’da evlerin yapımında soğuktan çok, güneşi önlemeye ve serinlik sağlamaya önem verilmiştir Gölgeli taşlıklar ve avlular hava akımını kolaylaştıran özelliklerdir Depo ve hol görevi yapan girişi ile üç kat üzerine kurulmuştur

Kesik Minare

Yapı elemanları incelendiğinde camiinin geçmişinin İ S II yüzyıla kadar uzandığı görülür Bulgular yapının, İ S V yüzyılda mevcut antik bir tapınak üzerine Bazilika olarak yapıldığını göstermektedir II Beyazid’in oğlu Sultan Korkud tarafından cami’ye çevrilmiş ve yapıya bir minare eklenmiştir Minare’nin ağaç kısmı XIX yüzyılda çıkan bir yangında yanmış ve ozamandan beri Kesik Minare adı yerleşmiştir Halen harap bir durumda olan eser kullanılmamaktadır Fakat ziyaretçilere aynı yapı içinde Antik Bizans ve Selçuklu yapı unsurlarını sunma yönünde eşine ender rastlanır bir kalıntı olarak hizmet vermeye devam etmektedir

Karaalioğlu Parkı

Antalya Büyükşehir Belediye Binası’nın önünden yaklaşık 7000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan parkın üç yönden girişi bulunmaktadır İlimizin en eski parkıdır 1940’lı yıllarda Haşim İşcan’ın belediye başkanlığı sırasında ana planı Perge Antik Kenti’nden alınarak düzenlenen parkta 120 çeşite yakın bitki türü vardr Karaalioğlu Parkı, sıcak iklime has nadide çiçek ve ağaçları, beton yol ve miradorları, gazinoları ile Antalya’nın en şirin yeridir Parktan seyredilen Antalya körfezi ve karşıki sarp, karlı Beydağları günün her saatinde başka başka renk alan bir tablo gibidir Parkta ayrıca wc, çocuk bahçesi, çocuklar için eğitim alanı, çay bahçeleri vardır

Antalya Müzesi

Antalya Müzesi 28 Mart 1919 yılında öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1 Dünya Savaşından sonra bölgeye gelen işgal güçlerinin yağmasından kurtarılan eserlerin korunması amacıyla kuruldu 1937 Yılından sonra Yivli Minare Camii müze olarak kullanıldı Bölgede yapılan kazılarda yeni yeni eserler bulundu Eski uygarlıkların kalıntıları bir bir toprak üzerine çıkarılıp sergileniyordu Bugün Konyaaltında bulunan ve çağdaş bir anlayışla düzenlenmiş Türkiye’nin en büyük müzelerinden biri olan Antalya müzesinde 13 teşhir salonu ve açık hava galerisi vardır Kapladığı alan 7 000 metre kare olan müzede sergilenen eser sayısı 5 000 kadardır 25 000 – 30 000 kadar eser ise müzede sergilenmeden korunmaktadır

Aqualand ve Dolphinland

Antalya Beach Park içinde yer alan Aqualand ve Dolphinland 48 dönüm arazi üzerine kuruludur Antalya’nın en büyük su kaydıraklarına sahip olan Aqualand’da 14 kaydırak, jakuzi bar ve dalga havuzu bulunuyor Yemyeşil bir bahçeye de sahip olan mekanda, havuzda eğlendikten sonra çimlerde güneşlenmek mümkün Dolphinland Gösteri Merkezi ise sahip olduğu iki yunus balığı, iki beyaz balina ve iki deniz aslanı ile çok eğlenceli şovlara sahne oluyor Ukrayna’dan gelen eğitimli hayvanlarla birlikte yüzmek de mümkün

Termessos Antik Kenti

Antalya çevresindeki antik kentlerin en ilginçlerindendir Toros Dağları üzerinde 1050 m yükseklikte kurulmuş bir Pisidya kentidir Termessos Ulusal Parkı içinde bulunması ve koruma altında tutulan çok sayıda bitki ve hayvan türü ile birarada bulunup eşine az rastlanır bir sentez oluşturması ayrı bir özelliğidir Termessos’un Antalya-Burdur karayolunun 11 km ‘sinden Korkuteli yönüne dönüldüğünde 14 km sonra Termessos işaret levhası görülür Buradan Termessos’un uzaklığı 9 km ‘dir Termessos’u gezmek için biraz zaman ve biraz da yürümeyi sevmek gereklidir Çünkü kent tamamen dağlık ve engebeli bir alanda kuruludur

Karain Mağarası

Antalya’nın 30 km kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 km uzaklıkta bulunan Yağca Köyü sınırları içinde bulunur İnsanlık tarihinin başlangıcındaki süreç içinde mağara, alt Yontmataştan başlayarak, orta ve üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi Protohistorik Çağlarda ve Klasik Çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskanı Paleolitik (Yontmataş Çağı) ile ilgilidir Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır Karain Mağarasında yapılan kazalarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesinde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesinde sergilenmektedir



Sponsorlu Bağlantılar

"Antalya’da Gezilecek Yerler" Başlıklı Yazımızı Paylaşın:

+ Facebook'ta Paylaş + Tweet'le Google+ Paylaş WhatsApp'ta Paylaş

Etiketler:, ,